Düşük Trafik Alan Her İçerik Kalitesiz midir?

içeriğin-kalitesiz-sayılmasının-nedenleri

  Düşük trafikle bu işi sürdürmek motivasyon açısından negatif etki verir. Her yazarın amacı ilgilendiği konularda aktarımda bulunmak olsa da içten içe okuyucu sayısının çok olması hoşuna gider. Bu sayı arttıkça da yazınızın değeri katlanır. Bazen saatlerce zaman ayırarak hazırladığınız birbirinden değerli makaleler yeteri kadar ilgi görmüyor olabilir. Bu hazırladığınız makalenin kalitesiz olduğu anlamına gelmez.

  Google algoritmaları ile kurduğu sistemde uygunluk belirler. Buna daha uygun olanları iyi yerlerde değerlendirir ve ziyaretçi gitmesini sağlar. Burada siz değerli yazarlara düşen görev trafik alamadığınız yazılarınızı silmek yerine sayfanızla ve makalenizle alakalı eksikleri gidermenizdir. Kaliteli ve faydalı bilgiler sunan makalenizi daha görünür yapmak için hamlelerde bulunmaktır. Sayfa görüntülenmeleri size ışık olabilir ama yol göstermez. Bu nedenle bu istatistiksel veriyi değerlendirirken sayfanıza haksızlık etmeyin.

  Hazırladığınız her içerik başlı başına bir değerdir. Bir makalenizde yeterince sayfa görüntülenme alamıyorsanız bu o yazınızla alakalıdır. Sitenizin tamamı için kalitesiz olarak değerlendirme yanlış olur. Bir makalede eklediğiniz görseller ve alt başlıklar, yazım yanlışları yapmama ve doğru bilgi aktarma, özgün ve size ait cümleler kullanma, doğru etiketleme ve başlık verme gibi bir çok dikkat etmeniz gereken nokta vardır. Düşük trafiğin sebebini belki yaptığınız hatalarda arayabilirsiniz.

  Bilinen bir şey de google algoritmalarının sayfa görüntülenme istatistiği ile pek ilgilenmediğidir. Trafiğiniz birden bire düşmeye başladıysa ya teknik bir hata yapmışsınızdır ya da içeriğiniz eskimiştir ve güncellenmesi gerekir. İçeriğinizin kalitesiz olması içindeki bilgiler ve kullanıcı yorumları ile anlaşılabilir. Siz makalenizden emin oluncaya kadar yazın ve gerisini google'a bırakın.

  Düşük trafiğin sebebi sıralamadaki yeriniz olduğuna göre google için yeterliliğinizi göstermelisiniz. Uzmanlık alanınızdan uzak ve belli bir amaca hizmet etmeyen içerikler kalitesiz olarak görülebilir ve sayfanızı doğrudan etkiler. Sayfanız için niş seçimi yapmalı ve alanlarınızı daraltmalısınız. Düşük kalitede bir içerik ile anılmak istemiyorsanız amaç-sonuç ilişkisine özen göstermelisiniz.

Kalitesiz İçerik Nedenleri

  • Sayfanızın ana amacından saparak farklı konulardaki içerik miktarı
  • Uzmanı olmadığınız konularda güven vermeyen paylaşımlarda bulunmak
  • İçeriğin başlığı seçilirken abartı ve fazlasıyla şoklardan oluşması
  • İçeriği ana temasından uzaklaşmasına neden olacak şekilde gereksiz yere uzun yazmak
  • Reklam yerleşimleri ve site içi bağlantılar içerikten sizi uzaklaştırıyorsa düşük kalite sayılır.

  Google abartılmış ve yanlış yönlendiren başlıklara ayrıca dikkat çekerek  bu tür içeriklerin kalitesiz olarak nitelendirileceğini belirtiyor. Kullanıcıların kafasının karışmasına ve olumsuz düşüncelere neden olacak içerikler geri plana atılır. Ayrıca güncel olmayan web siteleri bakımsızlıktan dolayı kalitesiz olarak değerlendirilir. Kullanıcıları yanlış yönlendirmeden, bağlantılara tıklamak için kandırmadan, virüs gibi kötü amaçlı yazılım zararlarına maruz bırakmadan, reklamlar anlamsızca yerleştirilmeden sayfa hazırlıyorsanız doğru yoldasınız. İçeriğiniz tüm önlemler alınmasına rağmen sayfa görüntülenme almıyorsa kalitesiz olduğu anlamına gelmez. Bu sıralamadaki yerinizin bir sonucudur ve sıralamanızı iyileştirmek için birçok şeye sahip olmanız gerekir.

Bu yazı Seo Teknikleri ve Blog İpuçları | DHY tarafından yazılmıştır.
✔ Bu içeriği beğendiyseniz lütfen paylaşın ⤵

Google+ Verilerinizi Korumak İçin Arşivleyin

Google-plus-verilerinizi-dışa-aktarın
  Google+ hizmetinin 2019 yılında kapatılacağını daha önce duyurmuştum. Bu haberi alan çoğu blog yazarı üzüntü yaşadı. Yıllardır emek vererek çevre edinmek ve yazıları bu alandan duyurmak çok önemliydi. Google tarafından beklentiyi karşılayamadığı için kapanacağı açıklanan Google+ da verilerinizi korumanız mümkün. Bireysel kullanıcıların çok üzün süre vakit geçirmediği söylense de özellikle site sahipleri ve blog yazarları tarafından etkili bir şekilde kullanılıyordu.

  Şimdiye kadar ki Google+ ile alakalı verileri depolamanız mümkün. +1'leri, Google+ Çevreleri ve toplulukları, Google+ akışı ve profil gibi bir çok veriyi arşivleyebilirsiniz. Önünüzde çok kısa olmasa da verilerinizi korumak için zaman var. Size bu konuda yardımcı olmak için neler yapmanız gerektiğini anlatmak istiyorum.

  Google hesabı ile hizmetlerden herhangi bir veriyi saklamak için Google Paket Servisi yardımıyla indirebilirsiniz. Geçerli Google adresinizle giriş yaparak takeout.google.com sitesini ziyaret edin. Bu linke giriş yaptığınızda arşivleyebileceğiniz Google hizmetlerini göreceksiniz. Burada aşağıdaki gibi bir görüntü sizi karşılayacak. Blogger da dahil toplam 48 farklı servisin verilerini dışa aktarma işlemine tabi tutabilirsiniz.

google-hizmetlerini-arşivleme

  Sağ tarafta yer alan işaretleme bölümlerini istediğiniz servise göre etkin veya devre dışı bırakarak verilerinizin bir kopyasını dışa aktarabilirsiniz. Google+ ile ilgili olanlar;
  • G +1'ler
  • Google+ Akış: Tüm akışı indirebileceğiniz gibi isterseniz belirli verileri seçerek etkinlikler, fotoğraflar, koleksiyonlar, yayınlar gibi seçenekleri daraltabilirsiniz.
  • Google+ Çevreler
  • Google+ Toplulukları
  • Hangouts
  • Profil
  Hangi hizmeti seçeceğinizi belirlediyseniz en alttaki "SONRAKİ" butonuna tıklayın. Arşiv biçimini özelleştirmek için dosya türünü, arşiv boyutunu ve teslim yöntemini seçerek indirmek için bir bağlantı alacaksınız. Arşivinizi almak için 1 hafta süreniz olacak. Son olarak "Arşiv Oluştur" butonuna tıklayarak işlemi tamamlayabilirsiniz.

Bu yazı Seo Teknikleri ve Blog İpuçları | DHY tarafından yazılmıştır.
✔ Bu içeriği beğendiyseniz lütfen paylaşın ⤵

Google+ Sosyal Ağ Platformu Kapanıyor

google-plus-kademeli-olarak-kapanıyor

  Google arama motorunun 28 Haziran 2011 yılında büyük ümitlerle kurduğu Google+ (GooglePlus) sosyal ağı kademeli olarak 2019 yılında kapanacak. Facebook'a rakip olmak amacıyla kurulan bu platform kullanıcılar tarafından çok desteklenmedi. Google yaptığı açıklamada "Kullanıcıların %90'ı 5 saniye bile geçirmiyor." eleştirisinde bulundu. Aslında daha önemli nedenin 7 ay önce yaşanan güvenlik açığının olduğu bilinen bir gerçek. Google+ ağı bireysel kullanıcılar için kapanırken şirketlere özel olarak hizmet vermeye devam edecek.

  Yaşanan güvenlik açığında yaklaşık 500 bin kullanıcının bilgilerinin üçüncü tarafların erişimine maruz kaldığını ve korunmasız hale geldiğini duyurarak kapatma kararı aldı. Aynı yıllarda Facebook büyük adımlar atarak kullanıcı sayısını katlarken Google+ sadece belli kitlelerin dikkatini çekebildi. Hedef bu kadar büyük olmasaydı belki başarısızlık sayılmazdı ama rakip Facebook olunca sonuçları ağır oldu. Yeterince kendini geliştirmeyen ve sosyal olma özelliklerini fazlaca barındırmayan bir sistem olarak etkisiz kaldığı gözle görülüyordu zaten. Google gibi dev bir şirketin bu konuda bir adım atması gerekiyordu ve bu adım Google Plus ağının kapatılması oldu.

  Google+ ağını biz blog yazarları ve web site sahipleri oldukça severek kullanıyorduk. Takipçilerimizin çoğunu ve trafiğin önemli bir kısmını bu ağ sayesinde elde ediyorduk. Farklı ülkelerden farklı konularda yazan yazarlara ulaşarak haberdar oluyorduk. Kapanma gerçekleştiğinde yazarların trafiklerinde yaşanacak düşüş kaçınılmaz son olacak. Yorumlarında Google+ yorumlarını kullananlar için yapılan yorumların silineceğini düşünmüyorum. Eğer silinirse olumsuz etkisi olacaktır ama zamanla toparlanır. Bu seçenek Blogger Ayarlar bölümünden kaldırılır herhalde ama kaldırılmazsa da siz kendiniz artık sadece blogger yorumlarını kullanın. Kullanıcı profili gibi daha bir çok sorun bizleri bekliyor. Blogger bu konuda bir girişimde bulunacak mı? Google bu kapatma kararı sonrasında ne gibi önlemler alacak? Zaman içinde yeni bilgiler gelecektir.

Google+ ağının kapatılacağına dair haberin yer aldığı resmi Google Blog sayfasından ulaşabilirsiniz.

Beni Takip Edeceğiniz Diğer Alanlar

Facebook Sayfam: https://www.facebook.com/listeyazilar/
Twitter Sayfam: https://twitter.com/dhyblogger
Feedburner Aboneliği: https://feedburner.google.com/fb/a/mailverify?uri=seoveblog&apos
İnstagram: https://www.instagram.com/dogus.hakan.yilmaz/
Web Site: www.listeyazilar.com

Blog Ajandasına Neden Katılmalıyım?

blog-ajandası-katılım

  Blog Ajandası bundan bir kaç ay önce kurduğum ve blog yazarlarının birbirlerini kolaylıkla bulmasını sağlayan bir proje. Burada yazarları ilgilendikleri kategorilere göre sınıflandırarak takipleşmeyi kolaylaştırmak istedim. Katılanlar yeni yazı paylaştıklarında Blog Ajandasının ana sayfasına görünür ve tıklama alırlar. Şu anda kayıtlı 245 blog yazarı ve 28 farklı kategori var. Bu projede yer almak ve destek olmak için https://www.blogajandasi.com sitesini inceleyebilirsiniz.

Bu yazı Seo Teknikleri ve Blog İpuçları | DHY tarafından yazılmıştır.
✔ Bu içeriği beğendiyseniz lütfen paylaşın ⤵

Sitelerdeki Yazı Fontu Nasıl Tespit Edilir?

herhangi-sitenin-yazı-fontunu-bulma
 
  İnternette yüzlerce farlı yazı fontu bulmanız mümkün. En iyilerini ve en uygun olanlarını kendi sayfanızda değerlendirmek istersiniz sanırım. Bazen sitelerde yazılar okurken ne güzel yazı tipi var deyip iç geçirdiğiniz olmuştur. Vereceğim eklentiyle sitelerdeki yazı tipini kolaylıkla tespit etmeyi göstermek istiyorum. Öncelikle font çeşitlerini görmek için https://fonts.google.com/ adresine girerek araştırma yapabilirsiniz. Burada beğendiğiniz fontu kendi temanıza kolaylıkla uygulayabilirsiniz.

Yazı Fontu Nasıl Tespit Edilir?

  Google chrome için WhatFont eklentisini kurarak istediğiniz sitenin hangi yazı tipini kullandığını öğrenebilirsiniz. Eklentiyi kurduğunuzda kısayol olarak bir simge eklenir.

whatfont-eklentisi-kullanımı

  Simgeye tıkladığınızda hangi yazının üstüne getirirseniz o yazıya ait fontu öğreniyorsunuz. Böylece beğendiğiniz siteler hangi fontu kullanıyor hemen haberiniz oluyor. Bu eklenti aynı zamanda kendi fontunuzu tespit etmek ve değiştirmek içinde kullanılabilir.

Blog Sayfamın Fontunu Nasıl Değiştiririm?

  WhatFont eklentisini kullanarak kullandığınız fontu belirledikten sonra tema alanınızda Ctrl+F yardımıyla o fontu aratın. Yukarıdaki görselde "Open Sans" fontunu kullandığım görülüyor. Bunu değiştirmek için open sans olarak arama yapıyorum ve değiştirmek istediğim alana geldikten sonra istediğim başka bir fontu örneğin "Roboto" yazarak kaydediyorum. Böylece bir kaç dakika içinde font işleminizi tamamlıyorsunuz.

Font Seçiminde Nelere Dikkat Edilmelidir?

1) Türkçe karakter uyumlu olmasına dikkat edin.
2) Okunabilir boyutta olmasına ve gözü yormamasına özen gösterin.
3) İçeriklerin kategorisine uygun kurumsal veya hareketli fontlar seçilebilir.
4) Ana sayfanızda farklı fontlar kullanılabilir ancak birbiri ile uyumlu olmasına özen gösterin. Başlıklarda ve açıklamalarda site genelinde bütünlük sağlamak daha profesyonel görüntü verir.

Bu yazı Seo Teknikleri ve Blog İpuçları | DHY tarafından yazılmıştır.
✔ Bu içeriği beğendiyseniz lütfen paylaşın ⤵

Eski Blog Yazılarını Güncellemenin Önemi

eski-içeriklerin-güncel-kalması

 İnternet bilginin depolandığı çok büyük bir alan. Her gün milyonlarca veri akışı sağlanarak her şey güncellenir ve yeni bilgiler eklenir. Saatlerce emek verdiğiniz ve tüm detayları ile hazırladığınız çok önemli bir yazı yayımladınız. Bu bilgi internete düştüğü anda eski olmaya mahkum olur. Zaman içinde yaşanan gelişmelere göre güncellenmez ve kaderine terk ederseniz geriye sadece birbirini kovalayan cümleler kalır. Öyle yazılarımız vardır ki bizi bir adım ileri götürür ve iyi istatistikler getirir. Hatta bu türden bir kaç yazı sayesinde tanınır bir sayfa olmaya başlarız. Yazınız eski önemini kaybettiğinde sizinde o yazıya olan ilginiz kaybolmaya başlar. Eğer aldığınız verimi sürekli kılmak istiyorsanız ve güncellemek konusunda fikir almak istiyorsanız okumaya devam edin.

Yazılarınızın Kıymetini Bilmelisiniz

 Eski yazılarınız ile yeni yazılarınızı kıyasladığınızda hangisi daha önemlidir sizce..Büyük ihtimalle büyük bir heyecanla hazırlıyor olduğunuz yani yazılar dersiniz. Aslında işler hiç sanıldığı gibi değildir. Düşünsenize size ne kadar trafik getireceği belli olmayan bir yazıyı uzun zamandır ne kadar trafik getirdiği belli olan bir yazıya tercih ediyorsunuz.

 Tüm blog yazarları şöyle geçmişe baksalar gelen ziyaretçilerin çoğunun eski yazılardan kaynaklandığını görürler. Eski yazılarınız kıymetlidir. Arşivinizi bir kumbaraya benzetecek olursak biriken para eski yazılar o gün attığınız para yeni yazıları temsil eder. Sizce hangisi daha kıymetli?

 Eski yazılarınızı değerlendirirken dikkat etmeniz gereken ve kendinize sormanız gereken bir kaç soru olabilir. Öncelikle en başarılı olduğunuz yazılar hangileri onu tespit etmelisiniz. Daha sonra google search console veya başka araçlarla insanların neleri aradığını ve hangi kelimelere yoğunluk verdiğini incelemelisiniz. Ziyaretçilerin nasıl geldiğini öğrendiğinizde içeriğinizin ne kadar doyurucu olduğunu şimdiye kadar ki istatistiğinden tespit edebilirsiniz. Daha önce popüler olan veya şimdilerde popüler olabileceğini düşündüğünüz yazılarınız için çalışmalara başlayabilirsiniz. Böylece olası trafik kaybının önüne geçebilirsiniz.

Arama Motorları Nankördür

 Özellikle Google gibi sıralama yaparken çok önemli algoritmalar kullanan bir sistem için geçerlidir. Kullanıcı deneyimine odaklanan Google en iyi içeriklere ulaşmak için süzgecinden geçirir ve sizi üst sıralara taşır. Yaşadığınız bu gurur bir anda yok olabilir. İçeriğiniz güncel değil ve içindeki bilgiler geçerli değilse google da bunu dikkate alarak sizi alt sıralara gönderecektir. Sıralamada üstlerde kalmak için yeni yazılar daha şanslı olsa da eski yazılarınızı güncel tutarak rekabet etmeye devam edebilirsiniz.

Eski İçerikleriniz Nasıl Güncel Kalır?

 Eski yazılarınız için her gün yarım saat veya 1 saat vakit ayırarak eski popülaritesini kazandırabilirsiniz. Yapacağınız bir kaç hamle ile sıralamadaki yerinizde iyileştirmeler yapabilirsiniz. Öncelikle değişiklikten korkmayın.
  • Yazınızı paylaşırken verdiğiniz başlık hala dikkat çekiyor mu? Başlığınız güncel değil ve yeterince ilgi uyandırmıyorsa değiştirmelisiniz. Hit kaybı yaşamamak için eski yazı başlığı ile paylaştığınız yazı linkini yenisine yönlendirmeniz gerekir.
  • İçeriğinizi hazırlarken odaklandığınız anahtar kelimeler hala geçerli mi? Değişen konuya göre anahtar kelimelerde farklılıklar olabilir.
  • Her yazıyı güncelledikten sonra yazının sonunda "bu yazı .../.../.... tarihinde güncellenmiştir" gibi ibareler ekleyebilirsiniz. 
  • Özellikle yazı içindeki kırık linkleri kontrol edin. Hala geçerli değilse verdiğiniz bağlantıları değiştirin veya silin. 
  • Her gün yeni şeyler öğrendiğimizden kaynaklanan değişiklikler olabilir. Örneğin; Hazırladığınız görsel o zamanlar için gözünüze hoş gelse de zamanla edindiğiniz tecrübe ile daha iyisini hazırlar hale geldiğinizden yenisi ile değiştirin. 
  • Ben başlık veya yazı içinde bilgi değiştirdiğimde bunun arama sonuçlarına hızlı yansıması için "Google Gibi Getir" yapıyorum. Böylece robotların gelmesini ve yazımı yeni hali ile indekslemesini beklemiyorum. 
  • Devamlı yeni içerikler üreterek diğerlerini eski olarak görmek yerine belli bir kapasiteye ulaştıktan sonra eski yazıların yerini korumasını sağlayın. Yukarıdaki bölümde de söylediğim gibi yeni içerikle ne kazanacağınız belirsizdir ancak daha yararlandığınız yazınız daha kıymetlidir. Uzun vadeli düşündüğünüzde eski yazıları güncel tutmak sizi daha az yoracaktır. 
 İçerik hazırlıyor olmak iyi bir strateji yapmaktan geçer. Eski yazıları ve yeni yazıları değerlendirirken hangi stratejileri uyguladığınız önemlidir. Yazılarınızdan maksimum seviyede yararlanmak istiyorsanız eski yazılarınızı güncel tutmak ve her zaman yakın takipte tutmak zorundasınız. Başarılı bir sayfaya sahip olmak istiyorsak ürettiklerimizi en iyi şekilde sunmalı ve her zaman arkasında olmalıyız.

Bu yazı Seo Teknikleri ve Blog İpuçları | DHY tarafından yazılmıştır.
✔ Bu içeriği beğendiyseniz lütfen paylaşın ⤵